El İlm Vel Fehmul Kur’an

Kur’anı Anlamak İlimden Geçer

‘Fıkıh’ Kategorisi için Arşiv

Doğu ile Kitap Tavsiyeleri üzerine

Yazan: marifetullah Ağustos 21, 2007

Bismillah.

Saffet Bakırcı (Konyalı Tefsir Hocası)’nın dediği gibi siz Kur’anı baştan sona okuyup,anladınız; Buhari, Müslim, Ebu DAvut, İbn Mace, Tirmizi, Ahmed b. Hanbel, Beyhaki, Rüdani hadi bunlar bir yana Riyazüs Salihini okudunuz da mı benden Kitap tavsiyesi istiyorsunuz… D

Kitap Tavsiyeleri
1) Ahmed Kalkan ;Müslümanın Akaidi , Rağbet Yay
2) Ferit Aydın; İslamda İnanç Sistemi/Akaid KAHRAMAN YAYINLARI
3) Mehmed Alagaş, Din Gerçeği ve İslam(İnsan Dergisi Yay.)
4) Celalettin Vatandaş;Hz. Muhammed’in Hayatı ve İslam Daveti Medine Dönemi (Pınar Yay)
5) Haris El Muhasibi, Er Riaye, İnsan Yay

Allah’a emanet olun.

dogu

Hoşgeldin Marifetullah;

Hepsi eğitim sisteminin suçu D Bir cümleyle çıkarım işin içinden.

Tavsiyeler için eşekkürler.

Allah’a emanet olun…

NOT: Tavsiye ettiğin ilk kitap ders kitabı mı yoksa öyle mi hazırlanmış bilinçli olarak? İlginç D Bir de asıl listeye girecek kitap hangisi? Gerçi numara verip sıraladığına göre ilk kitap ama ben yine de sorayım.

Your comment is awaiting moderation.

marifetullah

Yukarıda Tavsiye ettiğim kitaplar üzerinde çok durduğum ve çalıştığım Akaidin temellendirilmesi ile ilgilidir.

Ahmed Kalkan; İslami hassasiyetleri olan takva sahibi bir müslüman şahsiyettir ve araştırmacı kimliği ile Kur’an da yapmış olduğu bir kelime kavram çalışması ile bunu ispat etmiştir. Baştan sona kadar kur’an-da ki kavramları işlemiş ve inşaallah yakında kitaplaştıracaktır. Bu kadar Kur’an kavramları üzerine yoğunlaşmış bir zattan okuyacağınız bir akaid kitabı inanın İnancınızı ve külürel birikiminizi zenginleştirecek bir açılım sağlayacaktır.

Ferid Aydın; Doğuda bir şeyh iken İslam’ın tevhid akidesi ile tanışır ve Şeyhlik mertebesini bırakarak yurtdışında özel şirketlerde çalışır. Aynı zamanda iyi bir mütefekkir ve tasavvuf uzmanıdır. Arapça eserlerinin yanın da son zamanlarda türkçe eserler kaleme almaktadır, Çeviri eseri olan İslam tarihi okumaya değerdir. Aynı zamanda Rabıta adlı tasavvuf reddiyesi ile Ercüment Özkandan sonra belki en kapsamlı ve sistematik reddiyeyi yazmış ve biz okurların hizmetine sunmuştur. İslamda inanç sistemi ile kendi ilmi birikimini ortaya koymuş ve ince fukufiyeti ile İslam inancının Tevhidin, şirkin tüm yönleri ile aslını ortaya koymuştur.

Mehmed Alagaş; Yaşantısından ve kişisel gayretinden şüphe duymadığımız yazar, Dİn gerçeği kitabı ile türkiye de dinin nasıl anlatıldığını oysa asıl din kavramında kur’anın anlattığı konunun bambaşka olduğunu titizlikle işlemiştir. Her din bir yaşam şekli her yaşam şekli bir dindir, tezinin çok güzel bir ispatıdır. Diğer eserleri ile de 1990′lı yıllara damgasını vuran yazar, Romanlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir.

Celalettin Vatandaş; Tevhidi dünya görüşünü benimseyen ve hatta tek kelime ile özümseyen entellektüel ve olgun bir şahsiyet. Vahiyden kültüre adlı eseri ile bir çok insanın hayata bakışını değiştiren, Tevhidin insanı sarsan yönünü insanı baştan ayağa kuşatan yönünü çok iyi aktaran yazarın son kitabı olan Peygamberin hayatı 10 yıllık bir çalışmanın ürünüdür. Kitap Allah resulülü doğru anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitaptır.

Halis el Muhasibi; bizim Nefis Tezkiyemizi sağlayacak mutasavvuf bir alimdir. Takva Allah’a bağlılık ve Peygamber segisini hiç onun gibi anlatan olmadı. Okudukça kendinizi bambaşka alemlerde hissedeceğiniz bu günün modern psikoloklarından çok daha kaliteli bir ruh uzmanı.

Yukarıda ki liste konularına göre tavsiyelerdir.

Akaid
Siyer
Ahlak

Listede 1. okuma ve sonuncu okuma gibi bir kategorizasyona gitmedim. Lakin mutlaka okunmalıdır, düşüncesinde olduğum için bu 5 ismi saydım aslında okunmazsa da sorun olacak değil, yani kitaplar hiç bir şey kaybetmez okumayanlar kaybederler…

Yazı kategorisi: Akaid, Akaid Dersleri, Dergi, Dua, Ferit Aydın, Fıkıh, Genel, GÜNCEL, Gündem, Gündemdekiler, Hadis, Kronolojik Okuma Listesi, Kur'an, Kütüphanem, Okunan Kitaplar, Siyer, TEVHİD, Türkiye, din, haber, kitap, oku, okumak, İLİM, İslam, İslami Programlar | 2 Yorum »

Tevhid Daveti

Yazan: marifetullah Ağustos 2, 2007

 

Allah’a İman Tevhid Bir Dünya Görüşü

 

            İslamı diğer bütün dinlerden teolojiden, teozofiden ve ideolojik kurumlardan ayıran en büyük özellik TEVHİD ilkesidir. Hiçbir dinde Allah inancı İslam da ki kadar sağlam tutarlı ve evrensel boyutuyla mevcut değildir.

            TEVHİD  birlemek teklemek ve yalnızca kendine has özelliklerle diğer her şeyden ayrılmak demektir.

            TEVHİD islami akademi dilinde ise; Allah’ın; bir, tek, yegane, eşsiz, denksiz, noksansız, doğmamış ve doğrulmamış olduğuna iman etmektir.

            Yüce TEVHİD inancına sahip mü’min kişiye “Muvahhid” veya “Hanif” denir. Muvahhid; şirkin hertürlüsünden ve tüm cahili anlayış ve yaklaşımlardan uzak Kur’an-ı Kerim’in yaklaşımına uygun ve gerçek anlamda Allah (subhanehu)’nun varlığına ve birliğine iman eden kimsedir.

            TEVHİD; hayat ve kainat yasalarında olduğu kadar İslam anlayışında “Sosyal”, “Siyasal” ve “Toplumsal” disiplininde kaynağıdır. Çünkü muvahhid kişi Allah”tan korkar ve sever. Yani Arapça Reca ve Havf arası bir disiplin şuurudur İslam dini. Dolayısıyla Allah’la arasına girebilecek hertür sevgi onun için tehlikelidir. Allah’ın emir ve yasaklarını zamanla zorlayıcı sebeplerle veya sıradan nedenlerle çiğnese bile daha sonra derin bir pişmanlık duyar ve tövbe eder.

            Her şey Allah’ın varlığı, birliği, eşsizliği ve sonsuzluğu eksenin de varolmuştur.

            Geçmişten        Geleceğe

            Zamandan        Mekana

            Merkezden      Çembere

            Ruhtan             Maddeya

            Sebepten         Sonuca

            Sükundan        Harekete

            Ne varsa fiziki veya metafiziki, bilinen veya bilinmeyen, olmuş yada olacak her şey ancak bu eksene (Allah dilemesi ve bilmesi) eksenine bağlı olarak söz konusudur. Dolayısıyla Muvahhid kişi tüm yaşamını hiçbir zaman bu eksenin merkezkaçından çıkmayacak şekilde sürdürmek zorunda olduğunu bilir. TEVHİD yaşamını tercih eden insan günaha sürüklenmiş dahi olsa Allah eksenli düşünce çizgisinden sapmaz. Çünkü dönüş yalnızca onadır. Bu bağlamda yaşayan için ölümün davası adına olması Şehadet çizgisini oluşturur ki “Madem ölüm tek bir defa gelecek oda neden Allah yolunda olmasın” düşüncesini zihinden ve eylemlerinden hiç çıkarmaz.

            TEVHİD ehli dönemsel bazı enstantenenelerin etkisinde kalmış ve siyasi zorbalıkların olduğu demokrat anlayışa isteksiz yönelmiş olabilir. Bu kin duyduğu kafire karşı Müslüman destekleme isteği onun tevhid düşüncesini terk ettiği dava düsturlarından ödün verdiği veya ideolünden vazgeçtiği anlamında değildir. O zalime karşı susan dilsiz şeytandır evrensel düsturu ile yönelişini sürekli kontrol eder kimin yanında olduğunu ve bunun nedenlerini zihninde sorgular.

            Muvahhid şirk ve şirk hükmünde ki suçlar hariç, günah işlemekle affedilmeyeceği düşüncesine kapılmaz ve günahı alışkanlık haline getirmez.

            TEVHİD; İmanın temel taşı olarak müminin yaşamını yönlendirir ve her adımda her nefeste ve her davranışta onun hayat disiplinini sağlayan tüm yasaların kaynağıdır. TEVHİD Mu’mine; meşru helal ve mübah davranışlarda hareket serbestisini tanıyan geniş yıldızların üzerinde dalgalanan yüce bir bayraktır. Dolayısıyla dünyada ki tüm bayraklar bu yücelik yanında küçük kalır.

            TEVHİD Tarihin her döneminde (devrinde) müminler en acımasız zalimlerin ve en kanlı dikdatörlerin karşısında hatta idam sehpalının üzerinde İman-Tevhid bağının kopmaz sağlamlığını “Ben Allah’tan başka kimseden korkmam ve Allah’tan başka kimseye boyun eğmem” sözleriyle haykırmışlardır. Bu söz Bilal-i Habeşi’den Bediüzzaman Said Nursi’ye, Yasir’den Seyyid Kutuba, Ahmed Yasin’den Şamil Basiyev’e, Hattab’tan Hasan El Benna’ya, İskilipli Atıf Hoca’dan Hz. İmam Hüseyin’e kadar zulme uğramış tüm İslam kahramanlarının yüce sinelerinden ve pak alınlarından gerçek bir özgürlük nişanı olarak gözleri kamaştırmaktadır.

Yazı kategorisi: Akaid, Fıkıh, Genel, GÜNCEL, Gündem, Gündemdekiler, Siyaset, TEVHİD, Türkiye, oku, İLİM, İslam | » yorum bırak;

İkra 5 hazırlanma aşamasında

Yazan: marifetullah Mayıs 29, 2007

İKRA 5
Allah’ın Selamı üzerinize olsun Değerli Arkadaşlar Allah cc. Nasip ederse İkra5 adlı çalışmamıza başlıyoruz sizden ricamız tanıdığınız yazar ve yayınevlerinden cdmizde kulanabilmemiz  için kitap istemenizdir. Bu konuda görüş ve önerilerinizi bekliyoruz. irtibat bölümümüzden bizimle iletişim kurabilirsiniz. Selam ve Dua ile.
Gönderen admin, Pazar, 13 May 2007 07:13, Yorumlar(1)
Yorumlar function makesure3() { if (confirm(‘Yorumu Silmek İstiyormusun?’)) { return true; } else { return false; } }
marifetullah
30 May 2007
Allah bu çalışmanızı da diğerleri gibi bereketli kılsın ve sizleri bu konuda muvaffak eylesin.
1) Akabe vakfının sunduğu veya daha farklı camiaların verdiği kitap okuma listesi yayınlayabilirmisiniz CD’de.
2) 4 tane çıkardığınız cd’nin inşaallah 5.si çıkarılacak ama aradan fazla zaman geçmediği için sürekli bir tekrar havasına bürünmesi CD için olumsuz bir imaj oluştrmaz mı ?
3) CD de Dergiler ve tanıtımları ayrıca arşivleri konulabilir mi çok eski dergilerden bahsediyorum. 1980 li yılların dergileri veya daha gerisi.
4) Yazarlardan CD hakkında özel bir makale kaleme almaları istenilebilir. Hem çalışmalara destek olunması hemde okumaya biraz daha teşvik olması için iyi olur zannımca.
5) İslami Eğitim konu başlığı altında DAvet merhaleleri ile ilgili bir çalışma yapılabilir mi yani birinci madde de söylemiş olduğum kitap listesi merkezli davetin merhale merhale tekrar belki gündeme alınması bunu da bir program şeklinde sununlması iyi olabilir.
6) Boyutu biraz fazla kaplar belki ama Saffet Bakırcı veya m.İslamoğlu gibi hitabeti iyi kişilerin belki 5 adet şahsın sohbetlerinden derlemeler konulabilir.
7) Çok şey istiyorsun diyeceksiniz ama; Kitap arama katoloğu ile ilgili bir bölüm konulabilir. Örneğin seçilmiş yayınevlerinin kitaplarını ve fiyatlarını bulabileceğimiz ufak bir program eklenebilir.
İkra Cd sini kullanan kişilerin çoğunluğu İnternet kullanıcılığı da yaptığı için Bir link arşivi bölümü eklenebilir. Kur’an, Hadis, Fıkıh gibi bölümlerin içinde de olabilir ayrı olarak bir link arşivi başlığı altında da bu şekilde bir arşiv hazırlanabilir.
9) Cihad’a teşvik veya Filistin ile ilgili görüntülerin (videoların) olduğu bir bölüm olabir.
10) 3. versyonda yapmış olduğunuz çocuklar için bölümüne benzeyen bir bölüm olabilir. Kadınlara has ayrı bir bölümde olması onların ayrıca ilgilerini biraz daha çekeceği kanaatindeyim. Çünkü insan Cdnin içeriğine bakınca önce ilgisini çeken konu benimle ilgili bir bölüm varmı diyerek yanlı bakıyor.İnşaallah abarttığımı ve boş şeyler yazdığımı düşünmezsiniz. Bu sadece kate gorik bir zihin yapısına sahip olan benim fikrimdir. Allah’a emanet olun (Aklımdan geçirdiğim bu türden daha çok bölüm varda ben haddimi aşmak istemedim.)

Alıntı : http://www.ikraislam.biz/index.php?ind=news&op=news_show_single&ide=19

Yazı kategorisi: Fıkıh, Genel, GÜNCEL, Gündem, Hadis, Kur'an, TEVHİD, Türkiye, Yazılarım, haber, İslam, İslami Programlar | » yorum bırak;

Tevhidhabere yorum

Yazan: marifetullah Mayıs 9, 2007

Sapla samanın karıştğı bazı dönemler olur, sap desen değildir samana benzetsen eleştirirler. Ama şu anda belirginliğin daha ayyuka çıktığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Din baırtıları yaparak dindar insanlara laf atan (dindüşmanı) layık ! zihniyet AKP’ye Tevhidi düşünen bir çok insanın bağlanmasına veya oy atmasına neden olacaktır. 20 yıl önceki zihinden bugün geriye küller kaldı, ılımlı islam anlayışını yerleştirmek isteyen ABD militanları, topu bize teslim ederek; sen zahmet etme amerika biz zaten ılımlıyız dercesine zihin inşası adına zihnin iflasına sürükledi bizleri.  

Sandıkları eskinin sistem karşıtları dolduracak şimdi! Ne uğruna; iki kendini bilmez Ebu lehebin, çığırtkanlıkları ve bağırtkanlıkları uğruna. Dava adamları âma adamlar oldular sanki, kavramlar ters düz edilmişti düzeldi derken şimdi yeniden kavramların değiştiğini zihin inşası adıyla, yeni bir din anlayışı sürecine girdiğimizi görüyoruz.  

Sistem yaltaklarına, sistematik çözüm bulduk sistemin çarkına takılmamak için sistemin göbeği olduk… Vesselam. Abdurrahman b. Hasan

 

http://www.tevhidhaber.com/author_article_detail.php?id=888

Yazı kategorisi: Akaid, Dergi, Fıkıh, Genel, GÜNCEL, Gündem, Gündemdekiler, Siyaset, Türkiye, Yazılarım, din, haber | » yorum bırak;

Tağut

Yazan: marifetullah Nisan 16, 2007

TÂGÛT    Önce kelime üzerinde duralım. Arapça bir kelime olan tâgût, iştikaak itibariyle tuğyan ile ilgilidir. Tuğyan ise; Allahû Teâla (cc)’ya isyan etmek mânâsınadır.(1)

 Tefsir-i Mücahid’de tâgûlun ismi has olduğu ve çoğulunun da, tekilinin de aynı olduğu kayıtlıdır. İmam-ı Muhammed İbn-i Cerir, tâgûtu şu şekilde tarif etmektedir: “Allah’ın indirdiği hükümlere mukabil olmak ve onların yerine geçmek üzere hükümler icad eden her varlık tâgûttur.”(2) Bunun insan olması, put, şeytan veya bunların dışında herhangi bir şey olması mahiyetini değiştirmez.Kur’ân-ı Kerim’de: “Andolsun ki, biz her kavme: `Allah’a ibadet edin, tâgûta kulluktan kaçının!’ diye (tebligat yapması için) bir peygamber göndermişizdir.”(3) buyurulmaktadır. İnsanlar “kul olma” hususunda istisnasız uyarılmışlardır. “İman edenler Allah yolunda cihad ederler, küfredenler ise tâgût yolunda savaşırlar”(4) âyet-i kerimesinde de beyan buyurulduğu gibi, insanlar “ya Allah’a ibadet edecek, veya tâgût’a kul olacaktır”(5) bu iki yolun dışında üçüncü bir hâl yoktur.

Kur’ân-ı Kerim de “Sana indirilen Kur’ân a ve senden önce indirilen kitaplara iman ettik diye boş iddialarda bulunanlara bakmaz misin? Onlar tâgûtun huzurunda muhakeme olmak (hükümlerine boyun eğmek) istiyorlar. Halbuki tâgûtu inkâr etmekle (tekfir etmekle, lânetlemekle) emrolunmuşlardır”(6) buyurulmaktadır.

Kur’ân-ı Kerim deki bütün bu âyetleri ve mütevatir sünnetleri dikkate alarak şu hususu belirtmekte fayda vardır. Tâgûtun hükümlerine boyun eğenler ve râzı olanlar, kâfirlerdir. Nitekim İbn-i Kesir bu hususta şunları kaydediyor: “Bu ayet-i kerimede (Nisâ sûresi: 60) Hz. Muhammed (sav)’e ve diğer peygamberlere iman ettiklerini söyleyip, bununla beraber ihtilaf ettikleri hususlarda, Allah’ın kitabından ve Peygamber’in (sav) sünnetinden ictinap edip, insanların kendi akıllarına göre (beşeri kanunlarla) hüküm vermesini istiyen kişinin iman iddiasını Allahû Teâla (cc) reddetmektedir.”(7).

Bugün dünyada; vahyi inkâr ederek, insanların çoğunluğunun rızasına göre kurulduğu iddia olunan bütün demokratik sistemler, Allah (cc)’ın hükümlerine mukabil ve onların yerine geçmek üzere hükümler icad etmektedirler. Dolayısıyle bütün demokratik sistemler, bu noktada “tâgûtî” özellikler taşırlar. Bu bir anlamda bütün ideolojik sistemler için geçerlidir. Daha genel bir ifade ile, İslâm dışındaki bütün sistemler, tâgûtîdir.

Tâgûtların hükümlerine göre yönetilen bütün yerler de dâru’1-harp durumundadır. O beldelerde yaşayan mü’minlerin Allah (cc)’ın indirdiği hükümlerin gâlip gelmesi uğruna cihad etmeleri farz-ı ayndır.” Şurası unutulmamalıdır ki, tâgûtun hükümlerine “evet” diyenler, Allahû Teâla (cc)’nın dinine küfretmek durumundadırlar. Bunu ister bilerek-ister bilmeyerek yapsınlar durum asla değişmez. Çünkü Hz. Âdem (as)’den itibaren bütün peygamberlerin insanlara; “Allah’a ibadet edin, tâgûta kulluktan kaçının” diye tebligat yaptıkları “muhkem âyetlerle” sabittir.Tâgûtun hükümlerini inkâr etmeyen ve tâgûtî güçlerle mücadele vermeyen kimse, ne kadar âlim olursa olsun, “müsteşrik” çizgisini asla geçemez.

KAYNAKLAR

(1) Râğıb el-Isfahani, Müfredat. “Ta-ğa” mad. (Nakleden: Tevhid Gazetesi, 21 Mayıs 1979, Sayı: 22, sh.6).

(2)Muhammed ibn-i Cerir, Camiû’I Beyan fi Tefsirû’l Kur’ân, Mısır 1324, Meymeniyye Mtb. c. III, sh.13.

(3)Nahl sûresi: 36.

(4)Nisâ sûresi: 76.

(5)Hüsnü Aktaş, Medeni Vahşet, Ank.1981,(53. bsm.)sh.140,”Evet, sadece İki Yol” başlıklı bölüm.

(6)Nisa sûresi: 60.

(7)İbn-i Kesir, Tefsirû’l-Kur’ân’il-Azîm, Beyrut,1969, Dâru’1-Marife Yay. c. I, sh.519.

 

(Konu: Pazartesidersi)

 

 

Yazı kategorisi: Akaid, Fıkıh, Genel, Kur'an, PAZARTESİ | 9 Yorum »